(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda Milli Parklar Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sırasında muhalefet milletvekilleri, düzenlemenin korunan alanları yapılaşmaya ve denetimsiz harcamaya açacağını savundu. Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, teklifi “Kamuya ait millî parkları da istedikleri kişiye verebilmelerinin önünü açan bir yasa düzenlemesi” olarak nitelendirirken, CHP ve DEM Parti sözcüleri de döner sermaye işletmeleri üzerinden “denetimsiz harcama ve talan” uyarısında bulundu.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Partilerin önergelerinin ardından Genel Kurul’da Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin dokuzuncu maddesinin görüşmeleriyle kaldığı yerden devam etti.
Maddenin görüşmeleri sırasında söz alan DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, kanun teklifini ve ekonomi politikalarını eleştirdi.
Türkiye’nin yapısal bir ekonomik krizin içinde olduğunu savunan Nevroz Uysal Aslan, “Yıllardır iktidarın tercihleriyle daha da derinleşen yapısal bir ekonomik krizin içindeyiz. Emeklilere, emekçilere sefalet reva görülüp yoksula cennet vadeden iktidar her rant düzenlemesini ‘yatırım’ her talanı da ‘kalkınma’ diye pazarlamaya çalışıyor, tıpkı bugün görüşeceğimiz kanun teklifi gibi. Üstelik konu millî parklar, tabiat parkları, arkeolojik sit alanları, yaban hayatı sahaları yani birinci dereceden korunması gereken alanlar ama kanun teklifine bakıyoruz; döner sermaye var, tesisler var, işletmeler var, enerji hatları, madenler, borular ama doğayı koruyabilecek tek bir güvence yok” diye konuştu.
“Kalkınmaya değil, kalkınma maskesi altındaki talan düzenine karşıyız”
Tüm korunan alanların şirketlere açıldığını belirten Aslan, “Tüm bu korunması gereken alanlar şirketlere açılıyor, plan şartı kaldırılıyor, altyapı ve enerji projelerinin tamamına izin veriliyor, özel işletme modeli getirtiliyor. Buna karşı çıktığımızda da iktidar sıralarından sanki muhalefet ve bizler, ekonomik gelişmeye karşıymışız gibi suçlayıcı bir dille saldırıyor. Oysaki biz kalkınmaya karşı değiliz, kalkınma maskesi altında yürütmeye çalışılan talan düzenine karşıyız. Korunan bu alanların kamu yararı, zaruret, altyapı ihtiyacı gibi ucu açık, her tarafa çekilebilecek kavramlarla şirketlere açılmasına karşıyız” dedi. Kanun teklifinin dokuzuncu maddesinin niyetleri ortaya koyduğunu ifade eden Aslan, “Görüşmekte olduğumuz bu 9’uncu maddenin kendisi de bu niyetin apaçık itirafı olarak görülüyor. Buraya yazdığınız şey, benim söyleyeceklerimi teyit eden kaygılarımızın ispatı anlamındaki bir madde olmuş, hükme bağlanan itiraf niteliğinde bir madde” ifadesini kullandı.
“Bu kanun teklifine kesinlikle ret vereceğiz”
Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca ise teklifi mülkiyet hakkı ve koruma alanları üzerinden eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Tabii, AK Parti hükümeti anlayışının yeni bir eseri, benzer bir kanun daha evvel geçti. Hatırlayacağınız üzere kentsel dönüşüm kanununda rezerv alan maddesiyle istedikleri mülke el koyma yetkisini ellerine almışlar idi, benzer bir yaklaşımla kamuya ait milli parkları da istedikleri kişiye verebilmelerinin önünü açan bir yasa düzenlemesi bu. Burada öyle anlaşılıyor ki bu alanları ziyaret eden yılda 70 milyon insanın olmuş olması iştahlarını kabartan bir durumdur ama bu anlayışla bu toplumun ve milletin birikimi olan bu alanların heba edileceği açıktır. Biz o yüzden bu kanun teklifine kesinlikle ret vereceğiz”
Akay: Döner sermaye kamu harcamalarının denetimsiz yapılmasına ve israfa sebep teşkil ediyor
Düzenlemenin denetim ve şeffaflık boyutuna dikkat çeken CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay ise şöyle konuştu:
“Maddeye gelince, maddede genel müdürlüğe döner sermaye işletmeleri kurma yetkisi veriliyor ihtiyaç duyulan alanlarda, bölgelerde ve faaliyet alanlarında. Gelirlerini belirleme, giderlerini belirleme, denetleme usullerini belirleme ve izin verme konularıyla ilgili olarak yönetmelik çıkartma yetkisi veriliyor yani kendi yönetmeliğiyle gelirlerini yapıyor, giderlerini yapıyor, denetleme usulleri bu yönetmelikle belirleniyor. Döner sermaye işletmelerindeki en büyük sıkıntı zaten buradaki kamu harcamalarının denetimsiz bir şekilde yapılması ve israfa sebep teşkil etmesi ve kamu zararına sebep teşkil etmesi.”
“Gelirler hazineye aktarılması gerekirken denetimsiz harcanmış”
Sayıştay raporlarına atıfta bulunan Akay, eleştirilerini şu sözlerle tamamladı:
“Hatırlayalım, geçmiş dönemde Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi kuruluşların döner sermaye işletmeleriyle ilgili Sayıştay raporlarında tespit edilen hususlar vardı. Buradaki gelirler normalde hazineye, bütçeye aktarılması gerekirken ilgili bakanlıkların bütçelerinde harcanmış yani denetimsiz harcanmış, denetlenmeden keyfî olarak harcanmış. Nerelere harcanmış? Akaryakıt giderlerine harcanmış, tadilata harcanmış, faturalara, elektrik faturalarına, su faturalarına harcanmış. Yine, bir döner sermaye işletmesi burada kurulacak ve bu döner sermaye işletmesi istediği firmalara da buradaki millî parklarla ilgili faaliyet yapma yetkisi verecek, muafiyet verecek, istisna verecek, gelir payı katkısı sağlayacak.”



