Haber: Osman BEKAR
(AYDIN) – Aydın’ın Nazilli ilçesinde incir üreticileri, artan işçilik, gübre ve ilaç maliyetlerine karşın ürün fiyatlarının düşmesinden yakındı. Üreticiler, yetkililere destek çağrısı yaptı. Cafer Gün isimli üretici, “Geçen sene 230-250 lira sattığımız incirler. Bu sene 100-130 lira. Köylü perişan” dedi.
Aydın’ın Nazilli ilçesine bağlı Bayındır ve Bağcılar mahallelerinde incir üreticileri artan maliyetler karşısında incirin para etmediğini vurguladı. Zorlu bir üretim sürecinin ardından istedikleri fiyatı alamayan üreticiler yetkililerden destek talep etti.
Bayındır Mahallesi’nde incir üreticisi Gürhan Gerçek, incirin yıl boyunca emek ve ilgi isteyen bir ürün olduğunu belirterek, “İncirde tatil yok” dedi. Hasat döneminin zorlu geçtiğini ifade eden Gerçek, piyasa koşullarından yakınarak, “Bu sene zaten tadını alamadık. Her şey kötü gidiyor” dedi. Bayındır köyünde, 250-300 ton incirin üretildiğini aktaran Gerçek, ürünlerin taze olarak satıldığını vurguladı.
Gerçek, “Maliyet işine girersek, zaten bizim 150 TL’den satacağımız bir incirden çiftçiye gelecek incirin temiz parası 35-40 lira. Tonda hadi 50 bin lira. diyelim. Zeytinyağını da geri gittik. Bunda da geri gittik” diye konuştu.
Gerçek, dağlık arazilerde yapılan üretimin işçilik ve ilaç maliyetleri nedeniyle her geçen yıl zorlaştığını söyledi. Günlük işçi giderlerinin 10 bin liraya kadar çıktığını belirten Gerçek, çapalama ve toplama maliyetlerinin de üreticinin yükünü artırdığını ifade etti. Gerçek, kırmızı örümcekle mücadelede kullanılan ilaçların pahalı olduğunu ve ihracatta kalıntı sorunu yaşanmaması için ilaçlama zamanına büyük dikkat ettiklerini kaydetti.
“KOOPERATİMİZİ KURALIM, KENDİMİZ AVRUPA’YA İHRAÇ EDELİM”
Gerçek, şöyle konuştu:
“Maliyet açısından sıkıntılı her konuda. Sıkıntımız maliyet. Ama istediğimiz fiyatlarda bulamıyoruz. 30 dönüme yakın arazim var, alternatif ürün arayışına girdim. Ben yapmak istemiyorum artık. Bizden sonra bitti artık bu. En son biz babalarımızdan sonra kalan kişiler biziz. Bizden sonra bitti. Ben yapmak istemiyorum artık. Ya belki satarım da arazileri. Verir giderim. İki çocuğum var. İki de üniversite, ikisi de üniversite mezunu. Çocuklar gelecek göremiyorlar bu işte. Yapmazlar. En son yapan nesil biziz. Yaş açısından. Ülke olarak bu kaybedersek çiftçi de kaybeder, işletmeci de kaybeder. Çünkü bu bizim değerimiz. Nasıl Karadeniz bölgesinde fındık bir değerse, adamlar da bıktırdılar, onlar da bıktırdılar fındıkçıları. İncirci de artık bıktı. Ama sonu ne olur ben iyi görmüyorum yani bunu son atıp. Üreticilere destek verilsin. Biz kendi kooperatifimizi kuralım, kendimiz Avrupa’yı ihraç edelim. Aracılar bir çıksın. İşletmeciler bile çıksın artık arının içinden. İşletmeciler kendi düşünüyor. Biz 50 TL kazanamıyoruz. Onlar 100 TL para kazanmak istiyorlar kiloda. Köylünün çocuğunu çalıştır. Köylünün malını ucuz al. Artık yani bu iş bitti. Bizim açımızdan bitti. Yazık olacak şu incire. Bu dağların işlerini artık bizden sonra yapan da olmaz. İşçi de bulamıyoruz zaten. Kendi köylü itibarımızdan bulabilsek biliyoruz. İncirde anlayan kişi işçiliğini yapmak istemiyor. Zor iş. 35 derece, 40 derece, hatta şu günlerde 45 derece gördüğümüz zamanlar oldu. Biz öyle sıcağında bahçede oluyoruz.”
Üretici Mehmet Ay da incirdeki maliyetin geçtiğimiz yıllara göre arttığını fakat ürün fiyatının düştüğünü aktardı. İşçilik ücretlerini değerlendiren ay şöyle konuştu:
“İncirimizin maliyeti çok. Şimdi çift sürmesi, çapası, amelesiymiş toplaması bize şu incir 120 liraya biz geliyor dağdan eve. Biz bunu ayıklıyoruz, işliyoruz. 120-130 lirayı satıyoruz. Geçen yıl çift sürdürdük 3-4 lira, bu sene 8 lira, 10 lira sürdürdük. Geçen yıl incir toplattık bin 200 lira, bu sene 2 bin 200 lira. Geçen incir sattık 220’ye, 230’a, bu sene satıyoruz 130’a. İleri mi gidiyoruz, geri mi gidiyoruz? Hani ‘çağ atladın’ diyorlar da neyin çağını atladık? Biz onu bilmiyoruz yani. Vekiller sesin çıkamıyor. Onlar da mı rehin alınıyor? Ben anlamadım bu işi. Gittiğimiz yol hiç iyi değil. Mazot geçen sene 30-35 liraydı. Bu sene 90-95 lira olmuş. Bizim incir ileri gideceğine geri gidiyor. ‘Çiftçi yok olsun’ diyor. ‘Çiftçi bitsin’ demek istiyor.”
“BİZ NE YİYECEĞİZ, NE İÇECEĞİZ”
Üretici Ümmü Çimen, artan gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerine karşılık ürünün yeterli gelir getirmediğini belirterek destek çağrısında bulundu. İncir ve zeytinin para etmemesi nedeniyle geçim sıkıntısı yaşadıklarını söyleyen Çimen, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta ve ev yapımını sürdürmekte zorlandığını ifade etti. “Başka gelirimiz yok. Biz ne yiyeceğiz, ne içeceğiz” diye soran Çimen, üreticinin artan maliyetler karşısında zor durumda olduğunu belirterek yetkililerden yardım istedi.
Üretici Cafer Gün ise şöyle konuştu:
“Bu sene incirlerimiz maalesef olduğumuz fiyata satamıyoruz. Geçen sene 230-250 lira sattığımız incirler. Bu sene 100-130 lira. Köylü perişan. Çift parası 8 lira, yevmiye 2,5 lira. Bunun bıdıması, çabası imiş 120 lira maliyeti oluyor. Derhal köylüye sahip çıkılması lazım. Aydın’ın 8 milletvekili köylüye sahip çıkması lazım. Köylü çok perişan. Ürün para ederse köylü para kazanır. Ürün para etmezse para kazanmaz köylü. Köylü para kazanırsa şehirde esnaf para kazanır. Köylü para kazanmazsa şehirdeki esnaf biter. Köylü bu sene çok perişan. Köylü biterse şehirdeki esnaf da biter. Her şey buna bağlı. Geçen sene 250 lira verdiğimiz incir bu sene 100, 130 lira, 140 lira.”



