(ANKARA) – KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın, müzik festivalleri ile Barselona futbol kampının engellenmesi başta olmak üzere Kıbrıs Rum liderliğinin “güven aşındırıcı eylemlerine” ilişkin Avrupa Birliği’ne gönderdiği mektuba Avrupa Komisyonu’ndan yanıt geldi. Komisyon, Kıbrıslı Türk ve Rumlar arasında güvenin tesis edilmesi ve olumlu bir atmosfer oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
KKTC Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, 28 Ağustos tarihinde Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve ilgili muhataplara gönderilen mektuplarda, söz konusu faaliyetlerin Kıbrıs’ta yarattığı olumsuz atmosfere dikkat çekildiği belirtildi. Açıklamada, Avrupa Komisyonu’nun yanıtında, Kıbrıs Türk tarafının söz konusu eylemlere ilişkin ortaya koyduğu hususların ve bunların BM sürecine etkisine yönelik endişelerin “dikkatle not edildiğinin” ifade edildiği aktarıldı.
“OLUMLU ATMOSFERİN TEŞVİK EDİLMESİ ÖNEMLİ”
Açıklamada, Erhürman’ın mektubunda engelleme faaliyetlerinin zamanlamasına da dikkat çekildiği belirtilerek, Avrupa Komisyonu’nun cevabında BM Genel Sekreteri’nin yakın zamanda Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyarete atıfta bulunulduğu kaydedildi.
Komisyon’un, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında güvenin tesis edilmesinin ve olumlu bir atmosferin teşvik edilmesinin uygun bir ortam oluşturulması açısından önem taşıdığı yönündeki değerlendirmesine yer verildi. Açıklamaya göre Komisyon, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler ile AB arasında köprüler kurulmasını, diyaloğun geliştirilmesini ve yakınlaşmanın sağlanmasını amaçladığını bildirdi.
“2004 TARİHLİ AB KONSEYİ KARARINA ATIF”
Komisyon’un yanıtında, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun sona erdirilmesine ilişkin 2004 yılında alınan AB Konseyi kararına da atıfta bulunulduğu belirtildi. Bu kapsamda, başta gençlik olmak üzere Kıbrıslı Türklerin sosyo-ekonomik gelişimine katkı sağlayan ve Kıbrıslı Türkler ile AB arasında daha yakın ilişkiler kurulmasına yönelik faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşları ve özel organizasyonların, söz konusu AB Konseyi kararında ortaya konulan hedeflerle uyumlu olduğu ifade edildi.



