(ANKARA) – Anadolu Eğitim Sendikası’ndan yapılan açıklamada, sendikal üyeliğe yönelik mali teşviklerin ve baraj uygulamalarının, sendikal rekabetin doğal seyrini etkileyen araçlara dönüştürülmesinin doğuracağı sakıncalara işaret edilerek, “Sendikal rekabetin mali teşvikler ve barajlar üzerinden değil, emek mücadelesi, kazanımlar ve üyelerin güveni üzerinden yürütüldüğü adil bir sistem oluşturulmalıdır” çağrısında bulunuldu.
Anadolu Eğitim Sendikası (AES) tarafından “Sendikalılık Rüşvetine Hayır” başlığıyla yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Anadolu Eğitim Sendikası olarak, kuruluşumuzdan bu yana sendikal bağımsızlığı, özgür iradeyi ve üyelerimizin haklarını esas alan sendikacılık anlayışımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu doğrultuda, toplu sözleşme ikramiyesi adı altında yapılan ödemelere ve sendikal tercihleri ekonomik teşviklerle yönlendiren uygulamalara karşı olduğumuzu bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Sendikal üyeliğin herhangi bir maddi teşvik veya kamu kaynağı aracılığıyla yönlendirilmesini doğru bulmuyor; her kamu görevlisinin sendikasını özgür iradesiyle seçtiği, üyelik aidatını kendisinin ödediği ve sendikasını denetleyebildiği bir sistemin gerekliliğini savunuyoruz. Bu konudaki görüşümüzü, sendikal baraj tartışmalarından çok önce de çeşitli imza kampanyalarıyla dile getirdik.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ilkeleri çerçevesinde sendikal örgütlenmenin bağımsızlığı ve üyelerin özgür iradesi büyük önem taşımaktadır. Ancak sendikal üyeliğe yönelik mali teşviklerin ve gündeme getirilen baraj uygulamalarının, sendikal rekabetin doğal seyrini etkileyen araçlara dönüştürülmesi ciddi sakıncalar doğurmaktadır.
Yıllardır toplu sözleşme masasında yetkili sıfatıyla bulunan sendikaların, kamu çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarına ilişkin sorunları kalıcı biçimde çözemediği ortadadır. Buna karşın, üye sayılarını korumaya yönelik mali teşviklerin ve sendikal baraj girişimlerinin gündeme getirilmesi, sendikal rekabetin adil koşullarda yürütülmesine ilişkin soru işaretlerini artırmaktadır.
Anadolu Eğitim Sendikası olarak 21 yıldır savunduğumuz ilke nettir: Sendikalar, üyelerinin özgür iradesi ve güveniyle büyümeli; kamu kaynaklarıyla desteklenen ayrıcalıklara veya diğer sendikaların faaliyet alanını daraltan düzenlemelere dayanmamalıdır.
Sendikacılık; aynı iş kolunda çalışan kamu görevlilerinin ortak hak ve menfaatlerini savunan, bağımsız, demokratik ve hesap verebilir bir örgütlenme anlayışıdır. Siyasi etkilerden uzak, üyelerinin iradesini esas alan ve mali açıdan bağımsız bir sendikal yapı, güçlü bir sendikal mücadelenin temel şartıdır.
Bu nedenle, kamu çalışanlarının sendikal tercihlerini sınırlandıran ve sendikalar arasında haksız rekabete yol açabilecek baraj uygulamalarına karşı çıkıyor; sendikal örgütlenme özgürlüğünü, eşitliği ve bağımsızlığı savunmaya devam ediyoruz. Sendikamızı kendimiz seçer, aidatımızı kendimiz öder, sendikamızı kendimiz denetleriz.
Anadolu Eğitim Sendikası olarak, sendikal mücadelenin kamu çalışanlarının güvenine dayanması gerektiğine inanıyoruz. Üyelerinin aidatlarıyla ayakta duran, üyelerine hesap veren ve başarısını ortaya koyduğu mücadeleyle ölçen bir sendikal anlayıştan yanayız.
Çağrımız açıktır: Sendikal rekabetin mali teşvikler ve barajlar üzerinden değil, emek mücadelesi, kazanımlar ve üyelerin güveni üzerinden yürütüldüğü adil bir sistem oluşturulmalıdır.
Gerçek sendikal gücün ölçüsü, kamu kaynaklarıyla korunan üye sayıları değil, üyelerin özgür iradesiyle ortaya koyduğu güvendir.”



