(MERSİN) – Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ekim ayı olağan toplantısında, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile bazı ilçe belediye başkanları hakkında yürütülen adli süreçler gündeme geldi. Meclis üyeleri konuşmalarında, masumiyet karnesi ve hukukun önemine vurgu yaparak adil yargılama çağrısı yaptı.
Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ekim ayı olağan toplantısı 1. birleşimi, Meclis 2. Başkan Vekili Hasan Özalp Önal başkanlığında yapıldı.
Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salon’da yapılan toplantıda, birimlerden gelen 3 ve gündem dışı 2 olmak üzere 5 madde görüşüldü.
“MERSİN HALKI, YÜZDE 60 REKOR OYLA VAHAP SEÇER’İ BAŞKAN SEÇMİŞTİR”
Ekim ayı olağan meclis toplantısını olağanüstü koşullar altında gerçekleştirdiklerini belirten Meclis 2. Başkan Vekili Hasan Özalp Önal, Vahap Seçer hakkında verilen tutukluluk kararının ardından ilk kez bir araya gelindiğini söyledi.
Önal, Mersin halkının 31 Mart yerel seçimlerinde demokratik hakkıyla bir irade ortaya koyduğunu ifade ederek, “Mersin halkı, yüzde 60 rekor oyla Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni kimsesizlerin kimsesi yapan Sayın Vahap Seçer’i başkan seçmiştir. Demokrasinin temelinde, yurttaşların özgür iradesine saygı ve demokratik temsilin korunması vardır. Bu nedenle seçilmiş bir belediye başkanının tutuklanması, yalnızca ilgili kişinin hukuki durumuyla sınırlı olmayan, demokratik temsil ve halkın iradesi bakımından da değerlendirilmesi gereken ciddi bir meseledir. Bizler, halkın iradesine saygının ve demokratik kurumların korunmasının, hukuk devletinin vazgeçilmez gerekleri olduğuna inanmaktayız” diye konuştu.
Hukuki süreçlerde masumiyet karinesi ve adil yargılanma ilkelerine uyulması gerektiğini dile getiren Önal, kaçma şüphesi olmayan, soruşturma aşamasında bilgi ve belge paylaşmaktan kaçınmayan, vatandaşın oylarıyla seçilmiş başkanların tutuksuz yargılanmasına dair çağrı yaptı.
“MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TÜM BİRİMLERİYLE GÖREVİNİ SÜRDÜRMEKTEDİR”
Meclis 2. Başkan Vekili Hasan Özalp Önal, 2019 yılından bu yana Mersin’de sosyal adaleti, eşitliği, katılımcılığı ve kamu yararını esas alan bir belediyecilik anlayışının hakim olduğunu, ayrım gözetilmeksizin kentin her noktasına hizmet götürüldüğünü söyledi.
Belediyecilik anlayışının projelerden ibaret olmadığını kaydeden Önal, “Mersin’de belediyecilik anlayışı, din, dil, ırk, mezhep, meşrep, yaş, cinsiyet ayrımı yapmadan, ayrımsız hizmet anlayışı ile kent kaynaklarının adil dağıtımıdır. Tarlada, köyde, yolda, sokakta, okulda sanayide ihtiyaç duyulan her yerde kamu hizmetini erişilebilir kılmayı esas alan bir yönetim anlayışıdır. Mersin halkına verilen sözler, aynı zamanda bu kentin geleceğine ilişkin bir kamu görevidir. Mersin Büyükşehir Belediyesi tüm birimleriyle görevini sürdürmektedir” dedi.
“HUKUKA, ADALETE VE MİLLETİMİZİN VİCDANINA GÜVENİYORUZ”
Büyükşehir Belediye Meclisi’nin sorumluluğunun önemli olduğunu dile getiren Önal, siyasi görüşler farklı olsa da vatandaşlara yönelik sorumluluğun ortak olduğunu vurguladı.
Mersin’in ihtiyaçlarını ve kentin yararını gözeten çalışmaların sürdürülmesinin önemine değinen Önal, “Bizler hukuka, adalete ve milletimizin vicdanına güveniyoruz. Vahap Seçer halkın gücünü, halkın sevgisini saygısını kazanmış, hayır dualarını almıştır, dualarımız onlarladır. İstiyoruz ki; bir an önce hak yerini bulsun, adil bir yargılama olsun. Bizim talebimiz ayrıcalık değil, herkese eşit adalettir. Çünkü adalet bir kişiye değil, hepimize lazımdır” diye konuştu.
“HAK, HUKUK, ADALET DEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Mersin’deki belediyelere yönelik operasyona tepki gösteren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Üyesi Gülşah Yıldırım Genç de belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması çağrısı yaparak, şunları kaydetti:
“Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanımız Ahmet Serkan Tuncer ve çalışma arkadaşları hakkında tutuklama kararı verildi. Aylar önce Silifke Belediye Başkanımız Mustafa Turgut ve çalışma arkadaşları da benzer bir süreç yaşadı ve Mustafa Başkanımız aylardır özgürlüğünden, ailesinden ve Silifke’den uzak. Biz hak, hukuk, adalet dedikçe; haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı sesimizi daha da güçlendirmek zorunda bırakılıyoruz ve bugün diyoruz ki: Artık yeter. Bizim seçtiğimiz başkanlarımız neden görevinde değil? Halkın iradesi, başkanlarımızın özgürlüğü ve herkes için adalet adına mücadelemizi sürdüreceğiz. Hak, hukuk, adalet demekten vazgeçmeyeceğiz.”
“HUKUK, HİÇ KİMSENİN SİYASİ KİMLİĞİNE GÖRE DEĞİŞMEMELİDİR”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Üyesi Feride Aslan Bilgiç Mersin’de yaşananların, Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve adalet sorunlarından bağımsız ele alınamayacağını belirtti.
Adaletin herkese lazım olduğunu vurgulayan Bilgiç, “Daha dün Akdeniz Belediyesi’nde yaşananlara bugün Mersin Büyükşehir, Yenişehir ve Mezitli belediyelerinde tanıklık ediyoruz. Başkan Sayın Vahap Seçer, Abdullah Özyiğit ve Ahmet Serkan Tuncer’in tutuklanması onları seçen yurttaşların demokratik temsil hakkına da müdahale anlamına gelir. Elbette hiç kimse hukukun üzerinde değildir. Ancak hukuk da hiç kimsenin siyasi kimliğine, partisine, düşüncesine veya temsil ettiği toplumsal kesime göre değişmemelidir” ifadelerini kullandı.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Turan ise kentte yaşanan süreçle ilgili değerlendirmeler yaparak adli süreçlere ilişkin tartışmamayı tercih ettiklerini dile getirdi.
Hasan Özalp Önal, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin sonraki toplantısına ilişkin konuşarak, 13 Ekim Salı günü saat 14.00’da Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılacak Belediye Başkan Vekili seçiminin de duyurusunu yaptı.



